ana içeriğe geç

Artı2000 vaka analizi: Marka modernizasyonundan performans pazarlamaya

Endüstriyel B2B markasının dijital ekosistemini sıfırdan kurma kararları: 6 ayda 4 aşama, 3 kritik karar, 2 büyük ders — vakanın arkasındaki playbook.

Vaka analizi — Artı2000 vaka analizi: Marka modernizasyonundan performans pazarlamaya

Ürün kaliteniz sektörün üstünde ama marka algısı bu kaliteyi yansıtmıyorsa Artı2000’in başlangıç noktasında duruyorsunuz demektir. Türkiye’nin önde gelen endüstriyel B2B markalarından biri olan Artı2000, 2025 yılı sonunda kapımızı çaldığında durum şuydu: ürün kalitesi sektörünün üstünde, ancak marka algısı bu kaliteyi yansıtmıyordu. On yıl önce hazırlanmış kurumsal kimlik, farklı ajanslarca parça parça üretilmiş dijital varlıklar, ölçülebilir bir hedef olmadan harcanan performans pazarlama bütçesi. Satış ekibi bir dilden, pazarlama ekibi başka bir dilden konuşuyordu; aralarında ortak bir veri katmanı yoktu.

Bu yazıda, beynart olarak 6 ay içinde nasıl çalıştığımızı; markayı yeniden konumlandırırken aynı anda dijital ekosistemi sıfırdan nasıl kurguladığımızı ve performans pazarlama altyapısını nasıl entegre ettiğimizi anlatıyoruz. Dört aşamayı, üç kritik karar noktasını, iki büyük dersi ve sonunda elde ettiğimiz somut metrikleri paylaşıyoruz. Asıl amaç bir başarı hikayesi anlatmak değil; benzer bir noktada duran endüstriyel markaların kullanabileceği bir oyun planı çıkarmak. Detaylı vaka künyesini /case-studies/arti2000/ sayfasında bulabilirsiniz; bu yazı oranın arkasındaki kararları açıyor.

Aşama 1: Marka mimarisinin haritasını çıkarma

İlk dört hafta tek satır tasarım yapmadık. Bunun yerine üç katmanlı bir saha çalışması yürüttük. Birinci katmanda sektörü dökümanladık: Türkiye endüstriyel ürün pazarındaki ilk on rakibi, küresel oyuncuları, yeni giren D2C markalarını incelendi. İkinci katmanda alıcı yolculuğunu çıkardık. Artı2000’in müşterileri klasik B2B karar yolunu takip ediyordu — mühendislik departmanı teknik araştırma yapıyor, satın alma birimi fiyat ve şartname karşılaştırıyor, üst yönetim final onayı veriyordu. Bu üç farklı persona için içerik ve kanal beklentisi de farklıydı; tek bir mesajla hepsine ulaşmak imkansızdı.

Üçüncü katmanda mevcut markanın iç envanterini çıkardık. Sekiz farklı ajansın ürettiği toplam 240 adet görsel materyal, 14 farklı tonalite, üç ayrı logo varyasyonu, hiçbiri birbirine bağlı olmayan üç sosyal medya hesabı. Müşterinin pazarlama, satış, üretim ve üst yönetim ekiplerinden 12 kişiyle birebir görüşme yaptık; her görüşme yarım saatti ve aynı yapıyı izledi: marka size ne ifade ediyor, ne ifade etmeli, ne ifade etmiyor. Çıkan tablo netti — marka, ürün kalitesinin gerisine düşmüştü ve bu boşluk satış sürecini yavaşlatıyordu. Aşama 1’in çıktısı 28 sayfalık bir marka mimarisi belgesi ve dört maddeli bir konumlandırma çerçevesiydi. Bu belge, sonraki üç aşamanın anayasası oldu.

Bu aşamada en çok zorlandığımız nokta, müşterinin “tasarıma ne zaman başlıyoruz” sorusuydu. İçerideki paydaşlar 28 sayfalık dokümandan değil, görsel bir taslaktan emin olmak istiyordu. Açık konuştuk: tasarımı dört hafta önce başlatsak iki ay sonra geri dönüp aynı işi yeniden yapardık. Saha çalışmasının görünmez emeği, sonraki aşamalardaki hızın temelini oluşturdu. Aşama 1’in son haftasında pazarlama direktörü ve üst yönetimle yapılan onay toplantısında, dokümanın her maddesi tek tek tartışıldı; itirazlar yazıyla karara dönüştürüldü. O karar tutanağı, ileride ortaya çıkan her kreatif tartışmada referans noktası oldu.

Aşama 2: Dijital ekosistemin yeniden inşası

İkinci ay, masada üç paralel iş akışı vardı. Birincisi görsel kimlik yenileme: Figma ve Adobe Creative Suite ile yeni logo, tipografi sistemi, renk paleti, ikon kütüphanesi ve şablon seti ürettik. Tek bir Figma kütüphanesi, satış sunumundan kataloğa kadar her materyalin tek kaynaktan üretilmesini sağladı. İkinci iş akışı yeni kurumsal site. Mevcut WordPress kurulumunu koruduk — ancak tema ve içerik mimarisini sıfırdan yeniden yazdık. Sebebini bir sonraki bölümde anlatıyoruz; özetle: hızlı teslim ve içerik ekibinin alışkanlığını koruma kararıydı. Site mimarisi alıcı yolculuğunun üç personasına göre kurgulandı; mühendis için teknik datasheet, satın almacı için karşılaştırma tablosu, üst yönetim için referans hikayesi.

Üçüncü iş akışı analytics + CRM omurgası. GA4’ü temiz bir event taksonomisiyle kurduk — sayfa görüntülemenin ötesinde formAdimi, dosyaIndirildi, demoTalep gibi olaylar tanımlandı. Bu olaylar HubSpot’a bağlandı ve her etkileşim potansiyel müşteriye atfedildi. Looker Studio’da pazarlama, satış ve üst yönetim için üç ayrı dashboard hazırladık; her hafta otomatik güncellenen bu raporlar, ekiplerin “ne çalışıyor, ne çalışmıyor” tartışmasını veriye dayandırdı. Aşama 2’nin sonunda site canlıdaydı, marka kütüphanesi onaylanmıştı ve veri akışı uçtan uca çalışıyordu. Bu altyapı olmadan üçüncü aşamadaki performans pazarlamayı ölçmek mümkün değildi.

Site geçişini iki haftalık bir rampa ile yaptık. Önce staging ortamında satış ekibi gerçek müşteri senaryolarıyla test etti; ürün arama, datasheet indirme, teklif formu doldurma akışlarında zayıf noktalar tek tek raporlandı. Bu testler 23 ufak iyileştirme listesi üretti ve canlıya çıkmadan önce kapatıldı. SEO tarafında 301 yönlendirme matrisi hazırlandı: 184 eski URL’in her biri yeni mimarideki muadiline taşındı, hiçbir backlink kaybedilmedi. Sonraki iki hafta Search Console’u günlük takip ettik. Beklenen küçük dalgalanmalar dışında trafik kaybı yaşamadık; üçüncü haftada organik trafik geçiş öncesi seviyenin %12 üstüne çıkmıştı.

Aşama 3: Performans pazarlama operasyonu

Üçüncü ve dördüncü aylar performans pazarlamaya ayrıldı. Önce bütçe yapısını revize ettik. Önceki dönemde bütçenin %78’i Google Ads’e gidiyordu; ancak attribution kurulu olmadığı için hangi kampanyanın gerçekten satış getirdiği belli değildi. Yeni model üç kanal üzerine kuruldu: Google Ads (alt-funnel intent — “X ürünü fiyatı” tipi sorgular), Meta Ads (mid-funnel — sektör profesyonellerine teknik içerik), organik içerik (top-funnel — SEO odaklı uzun form rehberler). Her kanalın kendi KPI’ı vardı; CPA, CPL ve nitelikli teklif talebi başına maliyet ayrı ayrı izlendi.

Atribüsyon modeli için data-driven yaklaşımı seçtik — ilk veya son tıklama yerine GA4’ün ML tabanlı modeli, multi-touch yolculukların gerçek katkısını dağıtıyordu. Haftalık ritim de bu aşamada kuruldu. Pazartesi sabahı 30 dakikalık bir stand-up’ta önceki haftanın metrikleri masaya konuyor, çarşamba bir kreatif review oluyor, cuma ise bütçe yeniden dengeleme kararları alınıyordu. Bu kadans olmadan reklam hesapları kendi haline bırakıldığında performans iki üç hafta içinde sapıyor; haftalık disiplin bunu önledi. Organik tarafta ise ayda iki uzun form rehber, dört kısa form blog ve sektörel haberlere reaktif iki içerik üretildi. Her içerik en az üç dahili linkle birbirine bağlandı; arama otoritesi tek tek değil, küme halinde inşa edildi.

Lead kalifikasyonu da bu aşamada yeniden tasarlandı. Önceden satış ekibi her gelen formu el ile değerlendiriyordu; bu hem yavaş hem de tutarsızdı. HubSpot içinde basit bir scoring modeli kurduk: şirket büyüklüğü, sektör, ürün kategorisi ve etkileşim derinliği üzerinden 0-100 puan. 70 üstü puanlar otomatik olarak satışa atanıyor, 40-70 arası besleme akışına giriyor, 40 altı arşivleniyordu. Bu basit kural seti, satış ekibinin günlük yükünü yarıya indirdi ve dönüşüm oranını yükseltti çünkü ekip artık nitelikli olmayan formlarla zaman harcamıyordu.

Aşama 4: Sonuçlar

Altı ayın sonunda dört temel metriği takip ettik. Organik trafik %62 arttı — yeni site mimarisi, hızlı yükleme süresi ve içerik kümesi birlikte çalıştı. Nitelikli teklif talebi %48 yükseldi; bu metrik trafiğin sadece artmadığını, doğru kişilerin geldiğini gösteriyor. Medya satın alma CPA’sı %31 düştü; aynı bütçeyle daha fazla nitelikli temas elde edildi. Marka tutarlılık skoru — pazarlama, satış ve operasyon ekiplerinin marka rehberine uyumunu ölçen iç metrik — %92’ye çıktı (başlangıç değeri %47’ydi).

Müşterinin pazarlama direktörü süreci şöyle özetledi: “beynart ekibi marka kimliğimizi sadece tazelemekle kalmadı, satış ve pazarlama ekiplerimizin tek dilden konuşmasını sağladı. Performans verileri ilk çeyrekte hedeflerimizi geçti.” Bu cümlenin altını çiziyoruz çünkü asıl başarı tek bir metrikte değil, ekiplerin ortak dilinde gizliydi. Dashboard’a bakan satış müdürü ile pazarlama yöneticisi artık aynı tabloyu okuyor, aynı tartışmayı veri üzerinden yapıyor.

Sayısal sonuçların ardındaki ikincil kazanımlar da kayda değer. Sales-to-MQL döngü süresi 14 günden 6 güne indi; nitelikli lead’ler beslenme akışından satışa daha hızlı geçti. Datasheet indirme oranı %38 yükseldi — bu, doğru ürün sayfasına doğru ziyaretçinin ulaştığının dolaylı kanıtıydı. Reklamsız markalı arama hacmi (yani “Artı2000” anahtar kelimesi) %71 büyüdü; bu, hatırlanma metriğinin gerçek karşılığı. Tüm bu rakamlar /case-studies/arti2000/ sayfasındaki impact tablosunu detaylandırıyor.

Üç kritik karar

Birinci karar: WordPress’te kalmak ya da Astro’ya geçmek. Beynart olarak yeni projelerimizde Astro’yu tercih ediyoruz; daha hızlı, daha temiz, daha düşük bakım yükü. Ancak Artı2000’in içerik ekibi WordPress’e alışkındı ve 6 aylık zaman çizelgesinde editör eğitimi için yer yoktu. Tema ve content modeling’i sıfırdan yazıp WordPress’in kendisini kütüphane gibi kullandık. Doğru karar mıydı? Hızlı teslim için evet; iki yıl sonra büyük ihtimalle Astro’ya migrate edeceğiz. Mükemmelin iyiye düşman olmaması gereken bir andı.

İkinci karar: Tek ajans modeli mi, çoklu ajans orkestrasyonu mu. Müşteri başlangıçta “her şeyi siz yapın” istedi. Biz ise marka, içerik ve performans pazarlamayı beynart üstlenirken, görüntülü reklam prodüksiyonunu uzman bir prodüksiyon şirketine bıraktık. Tek bir ajans her şeyi yaparken yan yan başarılı olur, ancak hiçbirinde derinleşemez. Orkestrasyon modeli daha fazla koordinasyon gerektirdi, sonuçta her uzmanlık alanında en iyi çıktıyı verdi.

Üçüncü karar: Haftalık mı, aylık mı raporlama. Aylık rapor müşterinin alıştığı düzendi; haftalık ritim ilk başta direnç yarattı. Haklı bir gerekçemiz vardı: performans pazarlamada üç haftalık kayıp aylık bütçenin %25’ine eşdeğer. Haftalık dashboard otomasyonu ve 30 dakikalık stand-up bu direnci kırdı. Üçüncü aydan itibaren müşterinin kendisi haftalık ritmin savunucusu oldu.

İki büyük ders

Birinci ders: Marka çalışması yapılmadan performans pazarlama ölçeklenemez. Reklam hesaplarına para dökmeden önce, “kim kimi neye ikna ediyor” sorusunun cevabı net olmalı. Aksi halde verimli görünen kampanyalar yanlış müşteriye ulaşır ve satış döngüsü kırılır. Aşama 1’i atlayan ekipler ileride aynı işi tersine yapmak zorunda kalıyor.

İkinci ders: Veri altyapısı kurulmadan rapor yazmayın. İlk hafta GA4 + HubSpot + Looker Studio omurgasını kurmak yavaş hissettiriyor; ancak bu yatırım yapılmazsa kalan beş ay boyunca her toplantı “bu rakam nereden geliyor” tartışmasıyla geçiyor. Disiplinli veri katmanı, hızlı kararın ön şartıdır. Bunun yanında bir ek not: veri altyapısı kurulduktan sonra ölçüm taksonomisini değiştirmek pahalıdır. İlk gün doğru tanımlamak için bir hafta fazladan harcamak, üçüncü ayda bir ay geriye dönmekten çok daha ucuz çıkar.

Kapanış

Artı2000 vakası, marka modernizasyonu ile performans pazarlamayı aynı yörüngede çalıştırmanın mümkün olduğunu gösterdi. Sayısal sonuçlar, müşteri sözü ve teknik mimari için tam künyeyi /case-studies/arti2000/ sayfasından inceleyebilirsiniz. Benzer bir noktada duruyorsanız ve hem markanızı hem performans operasyonunuzu birlikte yenilemek istiyorsanız MarTech & AI Operasyonu ve Marka & Deneyim hizmet katmanlarımıza göz atabilir, bizimle iletişime geçebilirsiniz. İlk görüşme süreçten ne beklemeniz gerektiğini netleştirmek için ücretsizdir.

Artı2000 vaka analizi: Marka modernizasyonundan performans pazarlamaya — bölüm görseli

Paylaş

Nereden başlayacağınızdan emin değil misiniz?

İhtiyacınıza uyan katmanı birlikte belirleyip mimarinin nereden kurulacağını çıkaralım.

İlgili yazılar

İlgili yazılar

Aynı konunun farklı pencereleri.

Bülten

MarTech, AI ve mühendislik operasyonları üzerine — beynart ekibinin doğrudan kaleminden. 3 ayda bir, spam yok.